mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

 

DTÖ, dibe doğru bir yarışta işçi haklarını görmezden geliyor.

 

ICFTU - ULUSLARARASI HÜR SENDİKALAR KONFEDERASYONU

  

Brüksel, 1 Eylül, 2003 (ICFTU Online)

 

ICFTU ‘ya göre, Dünya Ticaret Örgütü boğaz boğaza bir ekonomik rekabeti körüklüyor ve bu yüzden, birkaç hafta içerisinde Cancún’da toplanacak olan bu örgüt çoğu kez işçileri en temel haklarından yoksun bırakıyor.

 

Milyonlarca işçi, özellikle de gelişmekte olan ülkelerdekiler, DTÖ ticaret anlaşmalarında işçi haklarına saygıyı güvenceye almadığı sürece, kendilerini satılacak kaynaklar olarak gören hükümetlerine karşı korumasız bir haldeler ve bu durumdan faydalanmak isteyen de çok fazla sayıda işveren var.

DTÖ üye devletleri bilinçli olarak çocuk emeğinin en kötü biçimlerini ortadan kaldırmayı, örgütlenme özgürlüğünü ve toplu pazarlık hakkını ve kadınlar ve erkekler arasında ve ayrımcılığa uğrayan diğer gruplar için eşitlik ilkelerini tanımayı kabul ettiler. Ticaret anlaşmalarında bu temel işçi haklarını değerlendirmeye almayı reddetmek ise, yabancı yatırımları ve sözleşmeleri kaybetmek istemeyen hükümetlerin rekabet içinde bu uluslararası ve ahlaki yükümlülüklerini yaşama geçirmedikleri ve ülke içindeki işgüçlerini korumadıkları bir dünyada, yatırımcıların ucuz emek avına çıkmalarına yol açıyor.

ICFTU Genel Sekreteri Guy Ryder “DTÖ ticaret panellerinin gözünde yasa dışı olarak çocuk işçiler çalıştırılarak yıpratıcı çalışma koşullarında yapılmış bir ürün, 48 saat aralıksız bir çalışılan bir vardiyada yapılmış bir ürün ve yasal, güvenli ve insanca çalışma koşullarında yapılmış bir ürün aynıdır. DT֒nün bu noktadaki tarafsızlığı esasen uluslararası çalışma standartlarını dinamitleyen bir tutumdur.” dedi.

ICFTU çoktaraflı kurallara dayalı bir ticaret sistemini desteklemektedir ancak işçilerin sömürüye karşı hiç korumaları olmaması ya da çok az korumaları olmasından faydalanan şirketlere izin veren bir sisteme kesinlikle karşıdır. Uluslararası çalışma standartlarına saygıyı sağlamaya çalışan ülkeler (Brezilya, Güney Afrika, Jamaika gibi) yabancı yatırımlar söz konusu olduğunda, bunu yapmayan ülkelere karşı kaybetmektedir.

 

Ryder’e göre “Küreselleşmenin milyonlara büyük fayda sağlama potansiyeli vardır ama tüm DTÖ üyeleri kendilerini temel işçi haklarını savunmaya bağlı saymış olsalar da bu sözlerini yaşama geçirmede sınıfta kalmaktadırlar. Çünkü uluslararası ticaret sisteminin, yol açtığı “dibe doğru yarış” içerisinde, tam da bu hakları dinamitlemesine izin vermektedirler.”

 

Bu dibe doğru yarış dış yatırım çekmek için özel olarak tasarlanmış olan serbest ticaret bölgelerinin küresel olarak yaygınlaşması ile hızlanmıştır. Bunlar istihdam için değerli bir kaynak olsalar da hemen her yerde işçi haklarının sistematik bir şekilde ihlal edildiği yerler olmaktadırlar. Ekonomik kalkınma adına dünya çapında işçiler ve özellikler de çoğu genç kadınlar olan 42 milyon civarındaki serbest ticaret bölgesi işçisi zorunlu ve çoğu kez karşılıksız fazla mesai yapmak için fabrikalarına kilitlenmekte, hamile kaldığında işten atılmakta ve aşırı uzun vardiyalara dayanmaları için idare tarafından özel yiyecekler ile beslenmektedirler. Ayrıca ICFTU’ya göre 2002 yılında serbest ticaret bölgelerinde sendika aktivistlerinin bastırılması olaylarının sayısız örneği olmuştur*.

Bu süreç Çin’in DT֒ye katılmış olması ile daha da kötüleşmektedir; çünkü DTÖ anlaşmaları gereği kotalar kaldırıldığı için Çin, yatırımcıların diğer birçok gelişmekte olan ülkeden çekilerek, bağımsız sendikaların tümüyle yasaklanması konusunda ve işçilerin kendi koşullarını iyileştirmek için giriştikleri her türlü çabayı bastırmak konusunda son derece gaddar olan, kendi pazarlığa dayalı ekonomisine çekmeyi başarmaktadır.

 

Ryder’a göre “Yatırımcı hakları kadar işçi haklarını da kapsayan bağlayıcı uluslararası kuralların olmadığı durumda, üretim zincirinin en altında en uzun saatler boyunca en düşük ücretler ile çalışanlar için gelecek çok karamsardır.”

 

Cancun’a gidilirken, ICFTU serbest ticaret bölgelerindeki çalışma koşullarına odaklanmak üzere büyük bir girişim başlatmaktadır. Ryder başkanlığında üst düzey bir heyet Dominik Cumhuriyeti ve Honduras’taki serbest ticaret bölgelerine gidecekler ve 8 Eylül günü hazırlanan rapor açıklanacak, video ve diğer materyaller gösterilecek ve böylelikle DTÖ delegelerine davranışlarının işçi hakları konusunda insanlara maliyeti gösterilecektir. Eylem serbest ticaret bölgeleri sendika aktivistleri tarafından desteklenecektir, bu aktivistler Cancun’da bulunacak olan yüzün üzerinde sendika liderine katılacaklardır.

 

Bu nedenle ICFTU Meksika, Cancun’da 10-14 Eylül tarihleri arasında yapılacak DTÖ Bakanlar Konferansı delegelerine, bu dibe doğru yarışın gerek zengin gerekse fakir ülkelerdeki işçiler üzerindeki yıkıcı etkisini görmezden gelmemeleri için çağrı yapmaktadır. Şu anda DTÖ üyeleri tarafından savunulan temel işçi haklarına saygıya dayanmayan serbest ticaret sistemi yoksulluğu ortadan kaldırmamakta, aksine artırmaktadır.

 

DT֒de temel işçi haklarına saygı çağrısı yaparken DTÖ Küresel Sendikalar Küreselleşme üzerine Kampanyasını da desteklemektedir. Bu kampanya toplumu bilinçlendirmeyi ve bu süreçlerde insanların çıkarlarının önde gelmesi için kamuoyu desteği sağlamayı hedeflemektedir.

 

Bu konuda ve DTÖ ile ilgili uluslararası sendikal örgütlerin tutumlarına ilişkin bilgi ve sık sorulan sorulara yanıtlar için şu adresi ziyaret ediniz: http://www.global-unions.org/globalisation

 

ICFTU 150 ülke ve bölgede 231 üye örgütteki 158 milyon işçiyi temsil etmektedir.

ICFTU Küresel Sendikaların üyesidir: http://www.global-unions.org

* ILO serbest ticaret bölgeleri üzerine raporu (2002)