mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

 

ETUC’UN CANCUN’DAKİ AMAÇLARI

Brüksel, 04/09/2003

 

Dünya Ticaret Örgütü’nün Cancun’da yapacağı Bakanlar Konseyi’nde ETUC’un özel temsilcisi ETUC’un eski Konfederasyon Sekreteri ve şimdi İngiltere TUC’un Brüksel temsilcisi olan Peter Coldrick olacak.

 

ETUC burada 150 kişilik güçlü uluslararası sendika delegasyonuna katılacak ve bu ticaret turunun, iki yıl önce Doha’da söz verilmiş olduğu gibi gerçekten samimi bir “kalkınma turu” olmasını sağlama mücadelesine dahil olacak. Elbette bu gelişmekte olan ülkelerin geride kalmalarına yol açan ticaret kurallarının değişmesi anlamına geliyor. Gelişmekte olan ülkelerin ilaçlara ulaşabilmelerine ilişkin son dönemde yapılan anlaşma bir başlangıç noktası olabilir ama daha çok şey yapılması gerekiyor – özellikle de AB’nin, ABD’ni ve diğer endüstrileşmiş ülkelerin tarım politikalarını korumacılığa son verecek şekilde değiştirerek ve Üçüncü Dünya üreticilerine piyasalarımıza adil bir şekilde girme hakkı vererek. Ancak çalışanların Avrupa’da gayet iyi bildikleri gibi, ekonomik ilerleme sosyal ilerleme olmaksızın ve çevreye ilişkin önlemler olmaksızın sürdürülebilir değildir. Bu nedenle ETUC tüm uluslararası sendikal hareket ile birlikte temel çalışma standartları konusunda ve çokuluslu şirketlerin davranışları üzerine oluşturulan uluslararası kurallara saygı gösterilmesi konusunda ısrarcı olmaya devam edecektir. DT֒de bu ve benzeri toplumsal kaygıların kenara itilmesini kabul etmeyeceğiz.

 

ETUC ayrıca elbette kendi üyelerinin doğrudan çıkarlarını da değerlendirmektedir: Hem Avrupa’da hem de tüm dünyada büyümeye ve istihdamın artmasına katkısı olacak bir ticaret turu istiyoruz.  Elbette kamu hizmetlerimizi dinamitleyecek adımlara karşı direneceğiz ve Komisyonun da bu yönde davranacağına dair verdiği güvenceleri olumlu karşılıyoruz. Diğer gelişmiş ülkelerin piyasalarına daha fazla girebilmek –ve daha önceki turlara karşın burada halen önemli engeller mevcut- geçmiş deneyimlere bakılırsa Avrupa ekonomisinin ilerlemesine yardımcı olacaktır. Ancak ticaretin liberalize edilmesi sonucunda –diğer değişim süreçleri gibi- kazananlar ve kaybedenler olduğunun farkındayız. Bu ise Avrupa Sosyal Modelinin korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini gösteren bir başka gerçek; çünkü bu değişimin yönetilmesinde Avrupalı işçilerin sürece dahil olmasını ve olumsuz etkilenenlerin yeteneklerini geliştirerek daha iyi işler bulabilmeleri için emek piyasasında destek almalarını ve en kötü durumda da düzgün işsizlik ücretleri almalarını sağlamalıyız.