mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

CANCUN'DAN - 8

haberler..., yorumlar..., izlenimler..., olaylar...,

Çalışma Grubu - 13  Eylül 2003

 

DTÖ Müzakerelerinden Notlar

 

DTÖ 5. Bakanlar Konferansının 3. gününde, -G22’leri dolaylı yoldan destekleyen ülkelerin sayısının artmasıyla birlikte- ABD ve AB üzerindeki baskılar iyice arttı. Bu gelişme, söz konusu iki ekonomik bloğun yanlış bilgilendirme gibi kirli taktiklerle,  piyasa ekonomisinin yararlarına ilişkin verdikleri vaazları iyice öne çıkardıkları bildiriliyor. 11 Eylül gecesi ABD ve Brezilya arasında gerçekleştirilen ikili görüşme sırasında ABD görüşmecisinin, Brezilya’yı müzakereleri felce uğratan ekibin başını çekmekle suçlaması ve “Brezilya, 70’lerin mücadele ruhunu canlandırmaya çalışarak ve meseleyi bir kuzey güney ayırımına kilitleyerek vaktini boşa harcıyor. Bu müzakereler bir hibe programı filan değil. Brezilya, “refah devleti” ilkelerine dayandırdığı bu tarz bir ticaret pozisyonunu formüle etmekten hiçbir kazanç sağlayamayacak.”demesi, Cancun görüşmelerinde emperyalistler arası çıkar çatışmalarının hangi noktaya ulaştığını ortaya koyuyor. ABD’nin bu oldukça saldırgan söylemine karşın Brezilya da bugün bir basın açıklaması yaptı ve ABD’nin adını hiç telaffuz etmeden “tüm çabalarımızı müzakerelere yoğunlaştırdık ve sona doğru yaklaşıyoruz. Bunları yaparken enerjimizi ülkeler grubuna saldırma gibi bir hedefe yöneltmiyoruz.”dendi. Bu arada ABD heyeti, kendi halkının tarım müzakerelerindeki tavrını ne kadar hararetle desteklediğini göstermeye çalışıyor. Analistler, bu çabaları, Latin Amerika ülkelerini eğer Cancun’daki pozisyonlarını değiştirmeyecek olurlarsa FTAA görüşmeleri sırasında kendilerine vaad edilen destek programları için kongreyi ikna etmenin güçleşeceğine inandırmak ve böylece Cancun görüşmelerinde bu ülkeleri ABD’nin yanına çekebilmek biçiminde değerlendiriyorlar. Bu analizi doğrulayan pek çok girişimden bir tanesi de ABD Ticaret Müzakerecilerinin bir basın açıklaması yaparak “ ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Alt Komisyonu Başkanı Temsilci Kolbe  ile  NAFTA Anlaşmasının en kilit müzakerecisinin liberalizasyon düzeyinin arttırılması ve serbestiyetin daha da derinleştirilmesi konusunda bir anlaşma sağlanamayacağından ciddi kaygı duyduklarını belirtmesidir. Bugünkü tarım görüşmelerinde Brezilya’nın temsilcisi G21 toplantısındaki görüşlere gönderme yaparak, revize edilen deklarasyonda ihracat desteklerinin kaldırılacağının açık bir dille taahhüt edilmesi gerektiğini belirtince ilk tepki AB Ticaret Komisyoneri’nden geldi ve Pascal Lamy bu konuda Doha’da her hangi bir mutabakatlarının olmadığını belirtti. Bu tepkinin karşılığı ise Hindistan müzakere şefinden geldi ve Bakan, Arun Jaitley Doha sonuç deklarasyonundaki ilgili paragrafı aynen okuyarak, her çeşit ihracat desteklemelerinin önemli ölçüde azaltılacağı yönündeki taahhüdü bir kez daha tekrarladı. Bu açıklamanın ardından AB Ticaret Komisyoneri Pascal Lamy’nin  bir süre hiç söz almadan sessizce oturduğu bildiriliyor. Güçlü devletlerin sözcülüğünü üstlenmiş görünen Singapur heyetinin başkanı, Doha sürecinin çok yorucu olduğu ve gece yarılarına kadar uzayan görüşmelerde sonuç deklarasyonu metninin amacından sapmış olabileceğini belirterek Hint’li Bakanı yanıtlamaya çalışırken Lamy de Hindistan heyetinin Doha’dan erken ayrıldığını ve tüm görüşmeleri izlemediği için sonucu kendisi kadar iyi bilemeyeceğini söyleyerek yanıt vermeye çalıştıysa da Hint’li Bakan, Lamy’e bu kez, havada uçuşmuş olan sözleri boşverip, gözünün önünde duran resmi deklarasyon metnini okumasını önerdi. Tam bu sırada, ABD Ticaret Sözcüsü Zoellick Lamy’nin imdadına koştu ve Komisyoner Lamy’nin ihracat desteklerini kaldırma gibi bir yetkisinin bulunmadığını söylemeye yeltendi. Fakat bir G21 delegesinin de belirttiği gibi Zoellick’in, AB Parmalentosunun ihracat desteklemelerinin kaldırılmasıyla ilgili yetkileri Pascal Lamy’ye devrettiğinden haberi yoktu. (Focus on the Global South India Programme 13th September 2003)

 

NOT: Bu Bilgi Notunun CANCUN-6 Bilgi Notu ile birlikte değerlendirilmesini öneririz.