mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

CANCUN'DAN - 5

haberler..., yorumlar..., izlenimler..., olaylar...,

Çalışma Grubu - 8 Eylül 2003

 

DTÖ 5. Bakanlar Konferansının başlamasına sayılı saatler kaldığı şu anlarda Cancun caddeleri polis, sivil polis ve özel ajan enflasyonu yaşıyor. Meksika Emniyet güçleri güvenlik önlemlerini abartı düzeyinde arttırdı. DTÖ Konferansında 3700’ü Meksika’dan 1000’i ise ülke delegasyonlarının yanlarında getirdikleri body-guardlardan oluşan toplam 4700 ajan ve koruma  görev başında olacak. Meksika Güvenliği, Punta Cancun Limanı kıyılarını 10-14 Eylül tarihleri için geçişe ve yük indirip, bindirmeye yasakladı. Cancun ve çevresindeki yakın kentlerin hava sahaları da uçuşa kapatılmış durumda. Cancun Belediyesi, bir beyzbol stadyumunda toplanacak olan Halklar Forumuna katılacak karşıtlar için seyyar duş ve tuvaletler kurdurdu. (September 7, 2003, Sunday 1.30 AÖ Eastern Time Section: World News; Political).

Cancun hava alanına indiğimde tipik ve oldukça lüx bir tatil mekanına ayak bastığımı hemen fark ettim. Terminalde tehlikeli görünen öyle anarşist, hippi filan yoktu hatta tam tersi neredeyse herkes güneşten bronzlaşmış, keyiften gerilmiş ciltleriyle tatilin hakkını tam olarak vermiş bir görüntü arz ediyordu. Sahile doğru yürüdüğümde pırıl pırıl parlayan bir güneşin ardından denizde hazır bekletilen donanma gemilerini fark etmenin adeta imkansız olduğu dikkatimi çekti. Eğer hava sahasının uçuşa kapatıldığını da bilmiyorsanız tembel bir tatil öğleden sonrasının sizi beklediğine inanmanız an meselesi. Kent merkezine doğru yürüdüğünüzde manzara aniden değişiyor ve birbiri ardı sıra dizilmiş askeri tugayların arasından WTO delegelerine hoşgeldiniz diyen Meksika telefon şirketi Telmex’in reklam panolarını görmek bile çok zorlaşıyor. Bizi gezdiren rehber sokakta yerleri süpürüyormuş gibi yapan beyaz üniformalı bir adamı işaret ederek “Bakın, bu adamlar aslında gizli polis” dedi. Rehber daha sonra, caddeler arasında dolaşırken bu kez sokak lambaları içine yerleştirilmiş gizli kameraları  gösterdi. Fakat asıl polisiye önlemlerin WTO toplantılarının yapılacağı Hilton çevresinde alındığını gördük. Meksika Dış İşleri ve Emniyeti güvenlik kavramını öylesine abarttılar ki Bolivya, Bangladeş, Nikaragua, Küba, Tayland, Hindistan ve Haiti’den gelen köylü hareketi liderlerini, pasaportlarındaki geçerli vizeye rağmen sınırdan içeri almadı. Oysa çoğu Latin Amerika ülkelerinden olan bu insanlar yalnızca muhalif grupların toplantılarına katılarak seslerini duyurabilmek için tam anlamıyla büyük cefalar çekerek vizelerini almışlardı. Ancak, Bolivya’daki son seçimlerin ikincisi olan yoksul köylülerin lideri Evo Morales’in de aralarında bulunduğu 38 lider Meksika sınırından içeri alınmadı. Evo, kendi ülkesinde, halkının çıkarlarını hem devlete hem de şirketlere karşı korumak için caddelere blokajlar kuran ve bu blokajlarda en önde yer alan bir lider. Ve Meksika bugün, bir köşede Evo’ların, ilaçsızlıktan ölen bebeklerin, yoksulluktan kıvranan halkların, evine aş, ekmek götüremeyen işsizlerin seslerine bir tarafta ise binlerce dolar maaş alan sistem sözcüleri ve şirket yöneticileri ile varlıklarını bu şirketlere borçlu bürokratlar çelişkisine tanıklık ediyor. Kimbilir belki gün gelecek bu kez Evo, DTÖ yetkililerinin ülkesine girmesine vize ve izin vermeyecek.  (The Narco News Bulletin September 7, 2003 by Noah Friedsky)