mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu

GATS Anlaşması Müzakerelerinde Son Gelişmeler

20 Nisan 2004

MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 

DTÖ Üyeleri, yeni raund’da verilen GATS taahhütlerini yeterli bulmadılar. 2 Nisan günü özel bir gündemle toplanan DTÖ Hizmet Ticareti Konseyi katılımcıları GATS turu çerçevesinde devam eden talep ve taahhütlerin kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirttiler. Gelişmiş ülkeler, yapılan yeni taahhütlerin sayısının çok az olduğundan şikayet ederken, gelişmekte olan ülkeler de taahhütlerin nitelik açısından tatmin edicilikten uzak olduğunu belirttiler. GATS talep ve taahhütler sürecinin yavaş ilerlemesinin nedenleri: şu ana kadar sadece  42 GATS üyesi devlet, hizmet alanlarını daha ileri düzeyde liberalize etmek üzere taahhüt bildirdi. Üyeler bu gecikmeyi, Doha Raunduna bağlı olarak yeniden alevlenen tarım ve Singapur konuları üzerindeki uyuşmazlığa bağlıyor ve bu birbirinden farklı anlaşmaların aslında birer pazarlık aracı, müzakere taktiği olduğunu düşünüyorlar.

 

Diğer yandan şu ana kadar hiçbir devlet yeni GATS turunu bloke edici bir davranışta bulunmadığı halde, tarım ürünü ihraç eden Brezilya, Güney Afrika, Filipinler ve Mısır gibi bazı ülkeler hala GATS taahhütlerini bildirmediler. 18 üye (gelişmekte olan) devlet tarafından ortaklaşa imzalanan bildiride, gelişmiş ülkelerin 1994 GATS taahhütlerinde Mode 4 (gerçek kişilerin serbest dolaşımı) konusunda hiçbir gerçek anlamda gelişme sağlanmadığı belirtildi. Oysa pek çok gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülke açısından GATS sürecinde elde edilebilecek tek kazanç gerçek kişilerin serbest dolaşımıyla ilgili hüküm olan Mode 4’ten gelecek. Aynı bildiride, gelişmiş ülkelerin Mode 4 ile ilgili olarak verdikleri tekliflerin Mode 3 ile yani yerelde ticari varlık oluşturma bölümüyle bağlantılandırıldığını, bunun da gerçek kişilerin serbest dolaşımını iyice zorlaştıracağını belirtiyorlar.

 

18’ler Bloğu, gerçek kişilerin gittikleri ülkede kalma sürelerine ilişkin sınırlamanın, ön-istihdam koşullarının, ekonomik ihtiyaç testinin, vizeler üzerindeki kota sınırlamalarının, ayrımcı vergi uygulamalarının, diplomaların tanınması ile ilgili koşulların da kaldırılmasını talep ediyorlar. Aynı bildiride, bazı gelişmiş ülkelerin Mode 4’e ilişkin hiçbir taahhütte bulunmadığına da dikkat çekiliyor. OECD ülkelerinde hizmet sektörleri, GSYİH’nin %69’unu oluşturuyor. Süreçle ilgili olarak bazı üye devletler taahhütlerin sunulması için yeni bir son tarih belirlenmesini öneriyor. Diğer bazı üyeler ise böyle bir yeni tarih belirlenecek olursa sürecin daha da hantallaşmasından kaygı duyuyor. Avustralya, Hong Kong, Çin, İsviçre, Çin Taipei ve Nikaragua lojistik ve bağlantılı diğer hizmetlerde daha ileri düzeyde liberalizasyon sağlayacak adımlar atılmasını istiyor. Bu adımlar atılacak olursa ürün arz ve dağıtım zincirlerinin daha da gelişeceği küresel düzeyde rekabetçiliğin hızlanacağı belirtiliyor.[1]

 

Hindistan’ın Cenevre’de devam eden GATS müzakerelerindeki yeni hedefi, hizmetlerin dışarıya verilmesi konusunu, ABD’nin önüne koymak. Hindistan, ABD tarafından hizmet mesleklerinin yabancı ülkelere verilmesini önlemek için giderek artan sayıda önlem getirilmesine ilişkin kaygılarını DTÖ üyelerinin pek çoğuna da iletmiş durumda. Hindistan’ın bu konuda yayınladığı son rapora göre ABD halihazırda hizmetlerin dışarıya verilmesini önlemek için 52 ayrı öneri geliştirmiş bulunuyor. Her ne kadar şu anda ABD’nin GATS hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürmek yasal olarak mümkün olmasa da, yetkililer, bu girişimlerle GATS’ın en azından hizmetlerin sınır ötesinde sunulması (Mode 1) ve hizmet sunumunun sınır ötesinde tüketilmesi (Mode 2) taahhütleriyle ilgili ciddi yasal endişelerinin bulunduğunu belirtiyorlar. ABD’nin, DT֒nün ekseriyetli anlaşmalarından biri olan Hükümet Satın Almaları anlaşmasına da taraf olduğunu belirten yetkililer GATS’taki bu engelleme çabalarının bu anlaşmanın hükümlerinin de ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşündeler.

 

Daha da önemlisi, serbest ticaretin en büyük savunucularından olan ABD’nin, kendi ulusal (?) çıkarları için ticareti kısıtlayıcı önlemlere başvurması şaşkınlık yaratıyor. Konu üzerine bir dizi çalışma yapan ABD Bilgi Teknolojileri Derneği, hizmetlerin dışarıya verilmesinin ABD’de yalnızca bu yılın başından beri 104.000 kişinin işsiz kalmasına yol açtığını, fakat verimlilikte ciddi bir artışa yol açan bu girişimin 2003 yılında istihdamın 90.000 düzeyinde artmasını sağladığını belirtiyor. Öte yandan ABD, Japonya ve İsviçre’nin itirazlarına rağmen hizmet ticaretinde olası koruyucu önlemlerin kullanılması için kuralların belirlenmesi konusundaki müzakerelerin devam ettirilmesi üzerinde anlaşma sağlandı.

 

Bu koruyucu önlemleri talep eden ülkeler daha çok Singapur dışında kalan ASEAN ülkeleri. ASEAN, Hükümetlere, hizmetlerin arzı ya da tüketimi ile ilgili geçici olarak kısıtlayıcı önlemler alma izninin örneğin piyasalara serbestçe giriş, ulusal muamele ya da düzenleyici disiplinlerin geri çekilmesi türünden ayrıcalıkların verilmesini, ve hizmet ithalatındaki aşırı artış karşısında yerli hizmet şirketlerinin varlığını tehdit eden bir durum söz konusu olduğunda bu önlemlerin uygulamaya konabilmesini öneriyorlar. ABD ise, bu tip koruyucu önlemlerin yalnızca hizmet çalışanlarının sınır ötesi dolaşımı ile ilgili olan Mode 4. e bağlı olarak kabul edilebileceğini belirtiyor. Halbuki, meslek sahibi gerçek kişilerin serbest dolaşımına getirilecek hangi türden olursa olsun kısıtlamalar, özellikle bilgi teknolojileri, sağlık bakım, muhasebe gibi bir dizi nitelikli eleman gerektiren hizmet alanında, gelişmiş ülkelere oranla çok daha fazla sayıda eğitimli iş gücüne sahip Hindistan gibi ülkeler için son derece yıkıcı sonuçlara yol açacak. Analistler, serbest piyasa ekonomisi yolunda ilerleme sağlandıkça gelişmiş ülkelerdeki ters yönde gelişen korumacılığın da artmasından endişe ediyor.[2]

 

 

[1] BRIDGES Weekly Trade News Digest – Volume. 8, Number 13 8 April, 2004

[2] Geneva Diary, Spotlight On Services Liberalisation, Outsorcing curbs may pave way for more barriers By T.S. VISHWANATH : http://www.financialexpress.com/fe_full_story.php?content_id=56965