mai ve küreselleşme karşıtı çalışma grubu
TÜRKİYE'DE KÜRESEL TOPLANTI

BİLGİ NOTU

17 Mart 2005

MAI ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu

 

Asya Kalkınma Bankasının 38. Yıllık Guvernörler Toplantısı 4-6 Mayıs 2005 tarihleri arasında İstanbul, Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde düzenlenecektir. Bankanın 62 üyesi bulunmaktadır. Üyeleri arasında 42 Asya ülkesinin dışında ABD, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Norveç, İsviçre, Türkiye ve  Avrupa Birliğinin, (EU15 içindeki Yunanistan ve İrlanda dışındaki) 13 üyesinin tamamının bulunması dolayısıyla (Asia Development Bank) ADB’yi bölgeselden ziyade küresel bir yapı olarak tanımlamak daha doğrudur.

 

Asya Kalkınma Bankasının son yıllardaki toplantılarına ülke delegasyonları, sermaye ve medya temsilcilerinden oluşan yaklaşık 3000 kişi katılmaktadır. 4 Mayıs Çarşamba günü yapılacak resmi açılış ile başlayacak etkinlik, 5 ve 6 Mayıs tarihlerinde sermaye çevrelerinin toplantıları ile devam edecek ve 6 Mayıs’ta kapanış yapılacaktır.

 

Banka, daha önce de özellikle çatışma, iç savaş ve savaş yaşanan ülkelere “kalkınma” “yoksulluğu azaltma” vb. insani gerekçelerle ve finansman yardımı adı altında bir dizi proje gerçekleştirmiş. Fakat “insan” faktörünün yok sayıldığı, toplum üzerindeki negatif etkileri minimize etmek için hiçbir önlem alınmadığı, alt yapı finansmanı sağlanan ülkelerin aşırı borçlandırılarak daha da bağımlı ve tavizkar konuma getirildiği, projenin gerçekleştiği ülkelerin tarihi, doğal ve toplumsal kaynaklarının ulus ötesi şirketlere terk edildiği, proje bölge ve yörelerinde kitlesel göçlerin yaşandığı Bankanın Vietnam, Kamboçya, Afganistan’da gerçekleştirdiği projelerde görülmüş.

 

Bankanın geçmiş performansının ve dünya halkları açısından IMF, DB ya da DT֒den hiçbir farkının olmamasının da ötesinde, hedeflenenin ne olduğunu görmek açısıdan programa göz atmak bile yeterli olabilmektedir. Örneğin, 4 Mayıs günü öğleden sonraki oturum, Türkiye’de 1994 krizinin ateşlenmesini sağlayan Standard and Poor’s isimli kredilendirme kuruluşuna ayrılmıştır.   

 

Ayrıca, 2 – 6 Mayıs tarihlerinde de çeşitli başlıklar altında bir dizi seminer düzenlenecektir.  Seminer başlıklarından, toplantının öznesinin aslında sermaye ve özel sektör olduğu ortaya çıkmaktadır. Gerek Asya halkları gerekse tüm dünya halkları açısından ciddi tehdit oluşturan, yeni finans krizlerinin ve daha da önemlisi Asya’da işsizliğin daha da artmasının alt yapısını hazırlayacak olan bazı seminer başlıkları aşağıdadır.

 

  • Asya’nın yeni gelişen (emerging) tahvil piyasalarında Kredi Derecelendirme Kurumlarının Rolü: Bir tahvil piyasasının gelişiminin desteklenmesi açısından bir kredi derecelendirme kurumu gereklidir. Ve, gelişmekte olan Asya Tahvil piyasalarında başlangıç noktası tek tek kıta ülkelerinin her birinde (ulusal) tahvil piyasalarının kurulmasıdır. Asya tahvil piyasalarına ülkelerin anlamlı bir biçimde katılmaları açısından, öncelikle, kredibilitesi yüksek bir kredi derecelendirme kurumunun ya da yatırımcılara yatırım kararlarını doğru bir şekilde almaları konusunda yardım edecek, kredi derecelendirme konusunda karşılaştırma yapmalarına olanak sağlayacak sağlıklı bilgiler aktarabilecek kurumların varlığıyla desteklenmiş yerel bir tahvil piyasasının bulunması gerekir. Eğer söz konusu bu tahviller yerel piyasalarda aktif olarak alınıp satılacaksa bir kredi derecelendirme kurumunun bulunması şarttır. Bu tip bir kredi kurumunun bulunması, ABMI- ASEAN+3 adı verilen Asya Tahvil Piyasaları Girişiminin de amaçladığı gibi, bu tahvillerin uluslararası marketlerde de işlem görmesi açısından hayati öneme sahiptir. İstanbul konferansında yanıt aranacak soru başlıkları ise şöyledir:

 

-          Asya Tahvil Piyasalarının ve yerel ölçekte tahvil piyasalarının daha iyi geliştirilmesine yardım edecek kredi derecelendirme kurumu ne tip olmalıdır?Bu kurumların daha etkin çalışmasına katkı sunabilecek örneğin düzenleyici (Yönetişim-Governance Kurulları) kurullar, tahvil borsaları ve aracı kurumlar gibi yapıların rolü ne olabilir?

 

-          Japonya/G.Kore, Güney Doğu Asya ve Hindistan kendi tahvil piyasalarını geliştirirken kredi derecelendirme kurumları nasıl yardım ettiler? Aşağıdaki soruların yanıtlanmasında bu ülkelerin deneyimlerinden nasıl dersler çıkarılabilir:

(i)                  Kredi derecelendirmenin mukayese edilebilirliği noktasından hareket etmek,

(ii)                kamu oyuna yeterince bilginin aktarılması yani şeffaflık karşısında mahremiyetin korunması,

(iii)               Yüksek etik standartların oluşturulması,

(iv)               Yetersiz bilgilendirmeye cezai müeyyide getirilmesi,

(v)                Yeterli gözetim mekanizmalarının tesisi,

(vi)               Düzenlemelerin doğası ve kapsamı,

(vii)             Çoğul yapıya sahip kuruluşlar için çoğul düzenlemeler, ve

(viii)            Yerli ve uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşlarının ölçekleri ile ilgili konular.

 

  • Orta Asya’daki alt yapı inşasına özel sektörün katılımı: Ulusal ve Bölgesel Çözümler 

 

-          Orta Asya’nın alt yapısının inşasında özel sektör gelişiminin rolü, ulusal ve bölgesel çözümlerin yanı sıra, yine bu ölçeklerde yaşanan çatışmalar,

-          Yollar, demir yolları, hava alanları, bilgi teknolojileri ve telekom gibi alt yapı faaliyetlerinde özel sektörün katılımına olanak veren fırsatlar,

-          Orta Asya’daki ulusal ve bölgesel alt yapı faaliyetlerinin uluslar arası sermaye piyasaları ve IFI’lar (IMF, DB) ile ticari bankalar üzerinden finanse edilmesi.

 

ADB üyesi Asya ülkelerinde bankanın politikalarına karşı yıllardır faaliyet sürdürmekte olan STK’lar özellikle toplantılar sırasında kitlesel eylemler, sokak gösterileri, kapalı salon toplantıları düzenlemekte ya da ADB tarafından düzenlenen panellere katılarak toplantıları sabote etme, diğer eylem çeşitleri ile bankayı teşhir etmeye ve halkları bilgilendirmeye çalışmaktadırlar. 

 

Bankanın 4-6 Mayıs 2005 tarihlerinde İstanbul’da yapılacak olan 38. Guvernörler toplantısı sırasında ADB’nin çirkin yüzünün Türkiye halkı tarafından da görülmesini ve yaklaşık olarak son 10 yıldır tüm sermaye kurum ve yapılarının(DTÖ, IMF, DB, G7, OECD-MAI, AB, Davos gibi) düzenlediği toplantılarda olduğu gibi bu toplantının da Türkiyeli örgütlerin organizasyonunda ve Asyalı örgütlerin katılımıyla küresel bir etkinlik ve eylemlilikle protesto edilmesi için çağrı yapmaktadırlar. Çağrıyı yapan Focus on the Global South isimli örgüt, özellikle ADB konusunda çalışmalar yapan, Güney Doğu Asya ülkelerinde örgütlü olup; uluslar arası kürselleşme karşıtı hareketin içinde de yer almaktadır.

 

Irak’ın işgal sürecinde ve sonrasındaki yapılanmasında ya da işgalin temel amacı yönünde yapılacak çalışmalarda ADB’nin aktif olarak görev alacağı ve Irak halkının küreselleşme sürecine zor yoluyla eklemlenmesinin, önemli aktörlerinden biri olacağı kuşkusuzdur. Yalnızca bu yüzden bile ADB’nin küresel eylemliliklerle protesto ve teşhir edilmesi, dünyadaki küreselleşme ve savaş karşıtı harekete Türkiye’den de güçlü bir  destek anlamına geleceği için ayrı bir önem taşımaktadır.